MakalelerSanal ve kurum içi veri merkezi: Şirketiniz için hangisi daha iyi bir seçenek?

Veri merkezi sanallaştırma, kaynakları ve altyapıyı optimize etmeye yardımcı olarak operasyonel maliyeti de otomatik olarak düşürüyor.
11 March 20213868

Büyük, orta ya da küçük fark etmeksizin her ölçekteki işletme kendisi için önemli olan miktardaki veriyle uğraşır. Doğrudan parayla ilişkisi olan veri, bir şirketin başarısının belki de en önemli anahtarıdır. Finansman, müşteri verileri ve gelecek projeler hakkındaki bilgiler ise son derece önemlidir ve tüm bunların nerede saklandığına da dikkat edilmelidir. Bu verilerden herhangi biri kaybolur veya çalınırsa, şirketlere binlerce hatta milyonlarca dolara mal olabilir. Bu nedenle verileri korumak, işletmenin parasını elde tutmasıyla aynı anlama gelir. Bu durumun farkında olan birçok şirket artık bilgilerini şirket içi veri merkezi üzerinden bulutta ya da sanal veri merkezlerinde depolamayı tercih ediyor. Bu hizmetleri seçmek ise şirketleri olası pek çok olumsuz senaryodan koruyor. Üçüncü taraf bir hizmet olan bulut bilişimde ve sanal veri merkezlerinde gerekli güncellemeler ile bakım servis sağlayıcı tarafından yapılırken, kurum içi veri merkezlerinde tüm bakım süreçleri şirket içindeki BT departmanı tarafından gerçekleştiriliyor. Bu da şirketler için daha savunmasız ve pahalı bir seçenek oluyor.

Pandemi döneminde de görüldüğü gibi dijital dönüşüme bir noktada başlayan ya da bu dönüşümü tamamlayan şirketler, iş akışlarını mevcut koşullara kolayca adapte etti ve süreçten en hafif hasarla sıyrıldı. Bunun faydalarını gören henüz “geleneksel” şirketler ise BT yatırımlarında bulutu birinci sıraya yerleştirdi. Eski veri merkezlerinden bulut ya da sanal veri merkezlerine geçiş yaparken en önemli karar faktörleri ise maliyet ve güvenlik oldu. Peki maliyet ve güvenlik şirketler için ne anlama geliyor? 

Maliyet

Gerekli tüm bilgi ve kaynaklar el altında olduğu için şirket içi sunuculara sahip olmak kulağa hoş gelebilir fakat bu sistemlerin bakım maliyeti hızla artabiliyor. Örneğin, tüm verilere ihtiyaç duyulduğunda zamanında erişilebilmesini sağlamak için pahalı ekipman ve üst düzey bilgisayarlar satın almak, çok fazla harcama anlamına geliyor. Üstelik bu harcamalar tek seferlik bir maliyet de değil. Kurum içi veri merkezleri ayrıca işe alınan profesyonellerin sürekli olarak veri merkezlerinin bakımlarını yapmalarını, donanımı yükseltmelerini ve herhangi bir hatayı gidermelerini gerektiriyor. Bu sistemi ortadan kaldırmak ise şirket harcamalarında doğrudan bir tasarruf devri anlamına geliyor. Bakım ve sunucu ücretlerinin yanı sıra, donanım harcamalarına eklenmeden önce kurulum maliyeti de hesaba katılıyor. Sanal veri merkezi ve bulut hizmetlerinde ise ihtiyaca göre çeşitli katmanlarda sunulan abonelik planları, veri depolama sistemini çalıştırmak için büyük sermaye ihtiyacını ortadan kaldırıyor.

Güvenlik

Veri, şüphesiz günümüz dünyasında para ile eşit değerde. Bu noktada verilerin çalınması riski ise son derece önemli bir hal alıyor. Öte yandan, şirket içi veri merkezi, gerekli tüm güvenlik önlemlerinin IT ekibi tarafından gerçekleştirilmesi ve merkezin sürekli güncel olması anlamına geliyor. Bunun için de veri merkezi hakkında her şeyi bilen uzmanlara ihtiyaç duyuluyor. Hizmet sağlayıcılarının ise verilerin asla kaybolmaması veya çalınmaması için her şeyin sürekli olarak güncellenmesini ve korunmasını sağlayan özel ekipleri bulunuyor. Bu ekipler birçok şirketin verilerini sakladığı için güncel güvenlik açıklarını sürekli olarak takip ediyor ve konsantrasyonunu verilerin korunması üzerinde yoğunlaştırıyor.

Sisteminizi değiştirmeniz gerekiyor mu?

Kurum içi veri merkezleri şirketlere birtakım sınırlamalar koyuyor. Başta, depolama kapasiteleri belirli olduğu için yükseltme yapmak hem yüksek sunucu maliyetine sebep oluyor hem de sunucular için yeni ortamlara ihtiyaç duyuluyor. Yükseltme uygulandığında ise şirketlerin geçici olarak işlerini durdurması gerekiyor. Hizmet sağlayıcıları tarafından sunulan alternatif sistemler, şirketlerin ihtiyaçlarına göre tamamen ölçeklenebiliyor ve en önemlisi de kurumlara esneklik sunuyor. Bu da işletmelerin sadece ihtiyacı olan şeyi ihtiyacı olduğu anda elde edebilmesine fırsat veriyor. Sunulan abonelik planları, kurum içi veri merkezlerinde yükseltme yapmak için yeni depolama donanımı satın alma gereksinimi ortadan kaldırıyor.

Depolamanın yeni trendi: Sanal veri merkezi

Kuruluşlar kendi veri merkezini oluşturmanın ve yönetmenin maliyetli olmasına karşın artık bulut tabanlı veri merkezi görselleştirme seçeneklerini tercih ediyor. Veri merkezi görselleştirmesinde ise cihaz kaynağının sanal bir versiyonu kullanılıyor.

Sanallaştırma için kullanılan çeşitli süreçler ve teknolojiler ile birden çok sanallaştırılmış veri merkezi barındırılabiliyor. Veri merkezi sanallaştırma, kaynakları ve altyapıyı optimize etmeye yardımcı olarak operasyonel maliyeti de otomatik olarak düşürüyor.

Donanım özgürlüğü

Sunucu sanallaştırma, eski donanımı yeni sanal donanımla değiştirerek kurum içi veri merkezi için gereken bağımlılıkları kaldırmaya yardımcı oluyor. Bu sanal makineler, sanal ana makinelerden CPU kaynaklarını, depolamayı ve RAM’i otomatik olarak alıyor. Bazı sunucular çalışmadığında ise makine, CPU kaynaklarını başka bir sunucudan istiyor. Sanal veri merkezi böylecek kuruluşlara daha fazla güç ve esneklik sağlıyor.

Daha iyi olağanüstü durum kurtarma

Olağanüstü durum kurtarma, herhangi bir veri merkezi için çok önemlidir. İyi bir olağanüstü durum kurtarma strateji olmadığında veriler kaybedilebilir. Sanallaştırılmış bir veri merkezinin ise basit bir felaket kurtarma stratejisi vardır. Bu stratejide sanal makinelerin ekran görüntüleri kullanılır. Veri merkezi bir felaketten etkilenirse, operatörler tüm sanal makineleri başka bir sanal ana bilgisayara veya sunucuya kolayca taşıyabilir.

Veri merkezi sanallaştırmanın olağanüstü durum kurtarmada üç önemli avantajı da bulunuyor. Veri merkezindeki donanımı soyutlayan sanallaştırma, sunucu konsolidasyonu da sağlıyor. Bu da şirkete daha az sunucu kurulmasını gerektiriyor. Model, işletmelerin çok daha az maliyetle çoğaltma oluşturmasına olanak tanıyor. Sanallaştırılmış sunucu ile ilgili en avantajlı etken ise herhangi bir felaket durumunda otomasyon sunacak yerleşik yazılıma sahip olmalarıdır. Bu sayede BT departmanın hiçbir şey yapmasına gerek kalmaz ve sanallaştırılmış sunucu verileri otomatik olarak kurtarır.

Daha iyi soğutma

Isı kontrolü, veri merkezi için en önemli şeydir çünkü çok fazla ısı üreten veri merkezi, tüm ekipmana zarar verebilir. Isıyı kontrol etmek için çeşitli teknikler olsa da tüm fiziksel sunucular yine de ısı üretecektir. Isıyı azaltmanın en iyi yolu ise sunucu sayısını azaltmaktır. Fiziksel sunucuları otomatik olarak azaltan sanallaştırma, sunucular tarafından üretilen ısı sorununu da ortadan kaldırır. Böylece veri merkezinin sıcaklığı daha kolay korunur.

Tasarruf

Veri merkezinde gerekli olan en maliyetli şey sunucular veya donanımlardır. Veri merkezi sanallaştırmada ise herhangi bir gerçek sunucu veya donanım gerekmez. Böylelikle çok fazla yatırım yapmadan bu sistem uygulanabilir. Aynı zamanda yerinde bir tesis oluşturmak için geniş bir alan ihtiyacı da ortadan kalkar. Sanallaştırmanın en iyi yanı ise çok az elektrik tüketmesidir. Böylece elektrik maliyetleri düşerken kesinti sorunları da azalır.

Daha az ayak izi

Veri merkezi sanallaştırma, kurumların veri merkezi ayak izini azaltmaya da yardımcı olur. Daha az ekipman, sunucu ve ağ ekipmanı ile operasyonel maliyetler düşerken veri merkezinin verimliliği de artar.

Yeni kaynakların daha hızlı dağıtımı

Sanallaştırma kullanan kuruluşlar yeni kaynakları kolayca dağıtabilir. Yerel makineleri ve teknoloji bileşenleri kurmaya veya yerel ağlar oluşturmaya gerek kalmayan bu sistem ile sanal ortam, kaynakları işletmenin geri kalanına otomatik olarak yayar.

Özetle, donanım kaynaklarının kullanımını en üst düzeye çıkararak tasarruf sağlayan sanal sunucular, elektrik maliyetlerini de azaltarak şirketlere daha fazla esneklik sunuyor ve kullanım/kurulum kolaylığı ile şirketlerin yenilenen teknolojilere adaptasyonunu hızlandırıyor.

Related Posts